hikayeden seyre
nihayet geldin
biraz ümidim kalmıştı
sen de ona mı kandıngeldin
dur hemen göz göze gelemeyelim
otur bir yere
boş bir yer var işte şurada hala
şemsiyeni bırak oraya
benimkinin yanına
erken geldin, önce geldin
sıyrıl şu takıntılardan işte
birini beklemiyormuş gibi davranmaya çalışma
çok belli oluyor
birazdan geliyorum masana
menüyü istedin
peki siparişini bekleyelim o halde biz de
keşke bu kafeden birilerini tanıyor olsaydım
masaya gelmeye başladığımda bir şarkı çaldırırdım
hoş olurdu,
tamam! yapmacık olurdu, abartırım ben biliyorsun
kafamı çevirip bakıyorum oralı bile değilsin
şu kafede birlikte olmak istediğim tek kişisin şu an
bu sefer abarttığımı söyleyemezsin
güzelliğinden bahseden kim üstelik
bu arada masaya geldiğimde ne diyeceğimi bulmadım hala
esasında bir şey söylemek istemiyorum
bir şey söylememek istiyorum
şu anda ikimiz de buradayız bunu görmeni istiyorum
aynı masada oturmaya lüzum mu var
ee bu kadar bakınca
göz göze geldik tabii
çabasız tebessümlerde bulunduk bir müddet
muziplik yapıyorum
oysa bilsen şu anda bu taburede ne kadar rahatım
ne kadar mutluyum,
beni gerçekten seven öldürürdü şu an
sen beni öldürebilir misin
senden istesem
ben çok mutluyum şu an öldürsene beni desem
kendini mi düşünürsün
sakın beni düşündüğünü söyleme olur mu
şimdi sen diyeceksin ki “ben de bir ölüm biçimiyim”
kendinle mi öldüreceksin beni
ne o gidiyor musun?
biraz daha kal
dedim ya
öyle hiç konuşmadan
yani konuşmak zorunda olmadan
öyle biraz ellerini dinleyeyim
sen de gözlerimi dinle
dokunduğumu dinle
ben de biraz kokunu dinleyeyim
sonra saçlarını dinlemeliyim
sen de kulak mememi dinle
bense göğüslerini...
ne çok kurdum böyle
bak birden sen giderken
...
biraz ümidim kalmıştı
sen de ona mı kandıngeldin
dur hemen göz göze gelemeyelim
otur bir yere
boş bir yer var işte şurada hala
şemsiyeni bırak oraya
benimkinin yanına
erken geldin, önce geldin
sıyrıl şu takıntılardan işte
birini beklemiyormuş gibi davranmaya çalışma
çok belli oluyor
birazdan geliyorum masana
menüyü istedin
peki siparişini bekleyelim o halde biz de
keşke bu kafeden birilerini tanıyor olsaydım
masaya gelmeye başladığımda bir şarkı çaldırırdım
hoş olurdu,
tamam! yapmacık olurdu, abartırım ben biliyorsun
kafamı çevirip bakıyorum oralı bile değilsin
şu kafede birlikte olmak istediğim tek kişisin şu an
bu sefer abarttığımı söyleyemezsin
güzelliğinden bahseden kim üstelik
bu arada masaya geldiğimde ne diyeceğimi bulmadım hala
esasında bir şey söylemek istemiyorum
bir şey söylememek istiyorum
şu anda ikimiz de buradayız bunu görmeni istiyorum
aynı masada oturmaya lüzum mu var
ee bu kadar bakınca
göz göze geldik tabii
çabasız tebessümlerde bulunduk bir müddet
muziplik yapıyorum
oysa bilsen şu anda bu taburede ne kadar rahatım
ne kadar mutluyum,
beni gerçekten seven öldürürdü şu an
sen beni öldürebilir misin
senden istesem
ben çok mutluyum şu an öldürsene beni desem
kendini mi düşünürsün
sakın beni düşündüğünü söyleme olur mu
şimdi sen diyeceksin ki “ben de bir ölüm biçimiyim”
kendinle mi öldüreceksin beni
ne o gidiyor musun?
biraz daha kal
dedim ya
öyle hiç konuşmadan
yani konuşmak zorunda olmadan
öyle biraz ellerini dinleyeyim
sen de gözlerimi dinle
dokunduğumu dinle
ben de biraz kokunu dinleyeyim
sonra saçlarını dinlemeliyim
sen de kulak mememi dinle
bense göğüslerini...
ne çok kurdum böyle
bak birden sen giderken
...
Yorumlar
Yorum Gönder